Semaver – Sait Faik Abasıyanık

Bir kitabı yıllar sonra tekrar okumak her zaman ilginç bir deneyim oldu. Hem gerçek bir edebiyat eseri her okunuşunda doğası gereği zaten farklı duygu ve düşüncelere imkân vereceği için hem de okuyanın da her yeni okuma tecrübesine farklı bir insan olarak katılmasından dolayı zaman zaman uğranılması gereken bir durak bu “tekrar okumak”.

Yıllar önce bir solukta okuduğum “Semaver” adlı öykü kitabını onca zaman sonra tekrar elime almak ve yine nerede ise ara vermeden okuyup bitirmek çok keyifli oldu. Küçük insanların küçük öykülerinde gizli olan “doğal mucizeleri” tekrar hissetmek, hiç süslemeden yazılmış kısacık öykülerin sonsuz boşluklara açılan kapıları okuyucu içi nasıl eşsiz bir biçimde araladığını yeniden deneyimlemek çok hoş oldu benim için. İlk okuduğumda bende sadece iç acıtan bir hüzün bırakan ve kitabın da açılış öyküsü olan “Semaver”bugün tam tersine, bu hüznü yaratan gerçeklerin doğallığını ve ondan da önemlisi hayatın her şeye rağmen nasıl müthiş bir süreç olduğunu anlatması ile tekrar okumanın neden gerekli olduğunu da kanıtladı bana. Sait Faik’in kısa öykülerinde kocaman dünyalarını anlattığı karakterlerin sinemasal karşılıklarının hemen hiç üretilememiş olması ne büyük bir ayıp Türkiye sineması için.

(Visited 92 times, 3 visits today)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.